Ara
26

Google Reader

Blogumun sağ kanadı bildiğiniz üzere gitti. Onun yerine en çok beğendiğim linkler ve şirket reklamım geldi. Aslında komik bir hikayesi var. FTP programı ile sağ kısmı düzenlerken kayboldu dosyam. Ne temp nede sunucu üzerinde bulamadım sidebar.php yi. Kaybettim anlayacağınız. Kaybetince hepten sinirlenip sağ kısmın gereksiz olduğu kanaatine vardım. Silip yerine Google Reader da takip ettiğim linkleri gösteren eklentiyi koydum.

Bence iyi de ettim. Sevdiğim takip ettiğim hem mesleki hem günlük hayattaki linkleri bizzat ilk elden görme fırsatı doğru okuyucularıma. Budur efendim. Yeni özelliğimizi açıklamak istedim. Kolay kullanımlar… :)

Ara
48

Gerçekçi-Deli olmak.

Gerçekçi-Deli olmak. Yazdığım yazının konusu aslında Volkanın bir dönem çokça yazdığı türden. Yakında web seminerleri’nde buluşacağım Volkanla kısmet olursa iletirim selamlarınızı.

Gerçekçi-Deli olmak. Bir insan nasıl hem gerçekçi hem deli olur? Geçenlerde Ömer Özlü, Ömer abiyle msn de sohbet ediyoruz. En geç cumartesi günü yayına girecek olan bonus projemiz Yazamak ile ilgili konuşurken bir konu geçti.

Bir projeyi bir fikri bir oluşumu konuşurken, hayal ederken sondan başa düşündüğümü söyledim. Deneyin çok faydası oluyor. Örneğin bir proje fikri geldiğinde aklıma ilk önce 4-5 yıl sonrasını düşünüyorum. Mevcut şartlar içinde muhtemel sonuçlar doğrultusunda en çok işime gelenin resmini çekip koyuyorum aklımda bir köşeye. Güzel bir resim. Ama pek kimseyle paylaşmayın. Deli diyebilirler :)

Sonra mevcut şartlarla nasıl ilk adımın atılacağını planlıyorum. Sonunu öngördüğüm hikayeyi - ki başarısız da olabilirim, her zaman risk vardır - baştan başlıyorum oynamaya. Zaten bildiğim yollarda yürüyorum. İşte bunu yapmak yaş ilerledikçe zorlaşıyor. Belli bir zamandan sonra imkansızmış gibi geliyor.

Şu an ciddi bir marka değeri olan İstanbulDijital‘de böyle oluştu ennihayet. Ve çok şükür gemi limandan ayrıldı ilerliyor. Aklımdaki resmi anlatayım mı? Bence anlatmayayım bu yaşta deli yaftasını yemek pek hoş olmaz ;)

Gerçekçi olmak girişimci olmanın temelinden geliyor. Kaybetmekten korkmak değil ama zeki hareket etmek. Biraz siyasi.

Deli olmaksa başta insanların sana güleceği birşeyden başarı çıkarmaktan geliyor. En sevdiğim yanı bu.

Ara
19

Mağripli Çocuklar

Bugün Erdal ile birlikte Çamlıca Tepesindeydim. Siyaset, İş ve Okul muhabbetleri aktı gitti deyim yerindeyse. Oldum olası severim Erdalla muhabbeti. Önce karnı doyurmak lazım malum :). Ardından şöyle hafif üşüyerek İstanbulu seyir. Yörük Çadırında çay - canlı müzik (Zeki Müren’den Bulamazsın ı istediğimizde salonun nasıl efkarlandığını görmeniz lazımdı.) . Oradan Ümraniye Sondurağa kadar muhabbet eşliğinde yürüme gayet keyifliydi. Hakkını helal etsin kardeşim. ( Günde ortalama 16 saat çalıştığım için robotlaştığımı idda eden annem de sevinmiştir :) eheh )

İş ve Siyasetten bahsederken söz dönüp dolaşıp önümüzdeki 4-5 yıl içinde bir çok dengenin değişeceğine geldi. Detaya girip kimseyi sıkmak istemiyorum. Canı dişe takıp önümüzdeki 4-5 yıl hakkıyla kendimizi geliştirip çalışmak birşeyler üretmek şart dedik ortak kanaat. Bundan önce yaptığımızdı aslında. Ama biraz daha çok çalışmak şart.

Eve geldiğimde Cemil kardeşimin İstanblog‘una bir göz atayım dedim. Uzuunca bir aradan sonra blogosfere bir yazı daha sallamıştı ennihayet. Devamını isteriz. Cidden etkileyici ve anlamlı bir dörtlük koymuş. Bence mecazıyla, gerçeğiyle geleceği anlatıyor. Şairin ileri görüşü insanı dilsiz bırakacak cinsten.

Her şey bir rüzgara bakıyor ağabey.
Bakma esrar çekip mayıştıklarına.
Bir gün var ya bir gün bu mağripli çocuklar.
Yakacaklar Paris’i…

Hakan Albayrak

2008′e 10 kala başta siz değerli arkadaşlarım ardından tüm insanlığın mübarek kurban bayramını içten dileklerimle kutlarım.

Ara
48

Üniversite

Şu sıralar dost meclisinde oldukça fazla bahsi geçiyor Türkiye’de ki Üniversitelerin. Üniversite okuyan veya okumayan arkadaşların düşüncelerini öğrenmek istiyorum. Eğer okuyorsanız-mezunsanız kazanımlarınızdan veya şikayetlerinizden, eğer uzak durmayı tercih ediyorsanız sebeplerinden bahsederek bu garibi sevindirebilirsiniz.

Bu soruyu soruşumun sebebini bir sonraki postta anlatacağım detaylı olarak.

Çok geçmeden gelen edit : Akradaşlar bu önemli bir konu. Fikir olanların lütfen bakıp geçmekten ziyade yorum yazmasını rica ediyorum.

Ara
28

Tasarımcı Aranıyor

İstanbulDijital de bizimle birlikte çalışacak bir arkadaş arıyoruz. İnceden işlere yetişememe durumu var. XHTML ve CSS bilgisi deli bir artı olmakla beraber yakışıklı bir portfolio da kafi olabilir.

Tabi bir deneme sürecimiz olacak. Ev ortamımızda tam zamalı bizlerle beraber çalışacak arkadaş arıyoruz. Kullanılabilirlik - Standartlar nedir bilen bir arkadaş olması şart. Sorumluluk bilinci falan diye söylememe gerek var mı bilmiyorum. İlgilenen beri gelsin.

Neler kazandırabilir?

Aylık sabit maaş. Maaşı yüzyüze konuşmayı tercih ediyorum ama vasat olmayacağının garantisini verebiliriz.

ID ailesi ile birlikte çalışma imkanı.

Proje Yönetiminde , Arayüz(GUI) Tasarımında, Müşteri İlişkilerinde ve Animasyon Konusunda tecrübe kazanma imkanı.

Elbette imkanlarımız gelişime yeterli ancak iş kişide biter bildiğiniz üzre.

bilgi -et- istanbuldijital.com a TASARIMCI başlıklı maillerinizi bekliyoruz arkadaşlar.

Ara
03

Hallelujah

Lord of War filmini izleyeniniz var mı? Belki de hayatımda izlediğim en etkileyici film. Tabi Braveheart, Patroit, Gladiator, Hitman gibi soluksuz izlediklerimi saymazsak. Filmin görsel güzelliği bir kenara dursun başlıkta ismi yazan soundtrack i mükemmel. Jeff Buckley. Hallelujah desin.

Bizde birisi “Elhamdülillah” diye bir şarkı yapsa nice olurdu hali acep? İrticacı mı olurdu? Yoksa yobaz mı?

Şarkı güzel, hoşuma gitti. Dinlendirici. Buyrun.

ml>